DOLAR 17,9631 -0.03%
EURO 18,3231 0.04%
ALTIN 1.031,730,06
BITCOIN 4271432,40%
İstanbul
29°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Türk Profesör açıkladı: İlk kez, bir enfeksiyona karşı gen aşısı…

Türk Profesör açıkladı: İlk kez, bir enfeksiyona karşı gen aşısı…

ABONE OL
Temmuz 18, 2020 14:30
Türk Profesör açıkladı: İlk kez, bir enfeksiyona karşı gen aşısı…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi Deneysel İlaçlar ve Kanser Tıbbı bölümünde immünoloji ve kanser tedavisi alanında çalışmalarını sürdüren ve HIV konusunda aşı çalışmaları da bulunan Türk bilim insanı Prof. Dr. Bülent Özpolat, aşı yöntemleri içerisinde genetik aşıların son yıllarda önem kazandığına işaret ederek Kovid-19 pandemisinin bu anlamda da tarihi bir gelişmeye yol açacağını söyledi.

Demirören Haber Ajansı (DHA)’na konuşan Prof. Dr. Özpolat, “Geleneksel aşılar üç şekilde yapılıyor. Ya tamamıyla ölü virüsle, ya hastalık yapamayacak kadar zayıflatılmış virüsle ya da virüsün dış kabuğunda, yüzeyine bulunan parçalar veya proteinlerle. Bu şekilde bağışıklık yanıtının oluşması sağlanmaya çalışılıyor.” dedi.

5f12ce43ae298b8c138ed8ba

Prof. Dr. Bülent Özpolat, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Gen aşısında ise virüsün ya da hastalık yapan mikrobun dış kabuğunda bulunan bir proteinini kodlayan gen (RNA ya da DNA) insan vücuduna enjekte ediliyor. Şu anda yürütülen 100’e yakın aşı çalışması içinde ise sonuca en yakın olan üç çalışma var: ABD (Moderna), İngiltere (Oxford Üniversitesi-AstraZeneca ortaklığı) ve Almanya (BioNtech ve Pfizer ortaklığı).”

“Her üç aşı çalışması da Faz 3 aşamasına gelindiğini bildirdi.” diyen Prof. Dr. Bülent Özpolat, “Bu çalışmaların üçü de genetik aşılar. Bunlardan biri başarılı olduğunda, aşı konusundaki ezberlerimiz temelinden değişecek” ifadelerini kullandı.

5f12ce4dae298b8d11018732

“İHA Drone’ları gibi kanda dolaşacak” 

Geçtiğimiz günlerde dünya basınında da Kovid salgınına karşı en büyük umutlardan biri olarak gösterilen ve gen aşısı olarak da adlandırılan Kovid-19 aşı çalışmaları hakkında önemli bilgiler veren Prof. Dr. Özpolat, “ABD’li firmanın geliştirdiği ve son aşamaya gelinen aşıda, Koronavirüs’ün dış yüzeyinde bulunan ve dikensi görünüme sahip S (spike) proteinini kodlayan mRNA, aşı içinde kola enjekte ediliyor.” ifadelerini kullandı.

5f12ce55ae298b8c141fea50

Özpolat sözlerini şöyle sürdürdü:

“Virüse ait bu mRNA (genetik materyal) ile virüsün S proteini kodlanıyor ve bağışıklık hücrelerimiz bu S proteinini görüp ‘yabancı bir protein’ olduğunu algılayarak ona karşı bağışıklık (antikor) geliştiriyor. S proteinine karşı oluşan bu antikorlar tıpkı hedefe kilitlenmiş İHA’lar gibi kanda gezerek her karşılaşmada S proteinine mıknatıs gibi yapışıyor.

Böylece kişi, doğal olarak Koronavirüs ile enfekte olduğu zaman, bu aşı ile oluşturulmuş ve ‘eğitilmiş’ antikorlar, virüsün daha hücre içine girmeden ya da girse bile çoğalmasına fırsat vermeden bu proteini gördüğü anda buna bağlanıp saldırıyor.

Ayrıca etraftaki immün sistem hücreleri de gelip bu antikor bağlanmış virüsleri yakalayıp ortadan kaldırıyor. (Çöp toplayıcı hücreler dediğimiz makrofajlar tarafından parçalanarak vücuttan atılıyor.) Yani aslında kişi, hasta olmadan bağışıklık yanıtı geliştirebiliyor.”

“Genetik aşıların üretimi ve saklanması daha kolay” 

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ-WHO) verilerine göre şu anda devam eden 100’e yakın aşı çalışmasından henüz 23’ünün insanlarda deneme aşamasına ulaşabildiğini, bunlardan da 7 tanesinin Faz 2 aşamasını tamamladığını ve Faz 3’e başlandığını anlatan Prof. Dr. Özpolat, “ABD ve Almanya’daki çalışmada virüsün RNA’sı, İngiltere’dekinde ise virüsün DNA’sı ile aşı geliştirilmeye çalışılıyor” dedi.

Prof. Dr. Özpolat, genetik aşıların neden bu kadar ön plana çıktığını ise şu cümlelerle özetledi:

“En önemli neden daha hızlı ve kolay geliştirilebiliyorlar. Diğer geleneksel aşılarda virüsü büyütmeniz, etkisiz hale getirmeniz, ayrıştırmanız ve virüsün parçasını kullanacaksınız dış yüzeyinde bulunan proteini araştırmanız gerekiyor.

Bu süreçler çok uzun zaman alıyor. Ayrıca geleneksel aşılar soğuk zincir gerektiriyor. Yani lojistik anlamda da bir yerden bir yere götürüleceği zaman sıkıntılar yaşanabiliyor.

Soğuk zincir bozulduğu an aşı da bozulabiliyor. Ama genetik aşılar daha stabil ve üretim açısından çok daha hızlı üretilebiliyor. Nitekim son aşamaya en yakın aşı çalışmasını yapan firmalardan ABD’li Moderna, yaklaşık 500 milyon doz aşı üretmeye hazır olduklarını açıkladı.”

“Yeni yılda aşı hazır olabilir” 

ABD’deki aşının ilk sonuçlarındaki çarpıcı bir noktaya da değinen Prof. Dr. Özpolat, “Bu aşının 45 kişide denenen Faz 1 çalışmasının sonuçları iki gün önce yayınlandı. Bu aşı ile vücutta, hastalığı geçirmiş kişilerdekinden iki kat daha fazla antikor geliştiği saptandı. Üç doz kullanılmıştı Faz 2 aşamasında. Doza bağlı yan etkilerden de bahsedildi bu yayında.” dedi.

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.